Gece film arayışındayken hadi bir şans vereyim diyerek açtığım filmi az önce bitirdim. Dürüst olayım, beklentim çok yüksek değildi ama film beni bir şekilde içine çekmeyi başardı. Aslında
Reacher dizisinden
Alan Ritchson'ı görünce bir anda açıverdim :)
Film aslında çok klasik bir askeri eğitim hikayesi gibi açılıyor. "Tamam, yine disiplinli komutanlar, zorlanan askerler izleyeceğiz" derken hikaye bir anda kırılıyor, kendinizi hayatta kalma savaşının ortasında buluyorsunuz. Aksiyon sahneleri gerçekten temiz; hani o ne olduğu anlaşılmayan hızlı kurgulardan değil, vuruş hissini alıyorsunuz.
Gelelim o meşhur "ama" kısmına...
Film mükemmel mi? Tabii ki hayır. Senaryo yer yer "Ben bunu bir yerden hatırlıyorum" dedirtiyor. Bazı yan karakterler sadece ölmek için oradaymış gibi duruyor, onlarla bağ kurmaya vaktiniz bile olmuyor. Bir de tabii o bildiğimiz Amerikan askeriyesi övgüsü bazı sahnelerde "Tamam anladık, en büyüksünüz" dedirtecek kadar göze batıyor.
Derin felsefi mesajlar arıyorsanız yanlış yerdesiniz. Ama "Hafta sonu kafa dağıtmalık, temposu düşmeyen, görsel olarak da tatmin eden bir aksiyon izleyeyim" diyorsanız çerezinizi kapın izleyin :)